OCAK 75 Dz.Asb. Atilla Aslanın anıları - Abdullah İnaler

 14-15 Ocak astsubay hak ve adalet arayışı  mücadelesinden bir anı.

''Savcı beni vatan hainliği ile suçluyordu. Ben ne diyor bu arkadaş, ağzından çıkanı kulağı duyuyor mu? diye mikrofona bağırdım. Sinirden ellerimi kanattım, hakim tamam evladım duruşmaya 10 dakika ara veriyorum, biraz sakinleş dedi. İşin en ilginç yanı, hepimiz bıyık bırakmıştık.     

      Üs kumandanı takoz Tahsin geldi, bütün bıyıkların kesilmesini emretti. En son bunun emrine uymayan 3 kişi kaldık. Bu sonradan ihtilalin içinde olan üs kumandanı takoz Tahsin kalan 3 kişinin bıyıkları kesilinceye kadar tutuklu olanlara yemek verdirmedi. En son ben kaldım esir kampında, arkadaşlar Mehmet abiyle benden rica ettiler.

 Ati bıyıkları kes diye, kestik. Gelirken C.130 la, geri giderken cepten. 

Ah ülen o günler!


Yine olsa yine yaparım.

 Tüm arkadaşlarıma selam olsun. Dünyada bir ilki yaptık. Ağalar bizleri sevmiyor vesselam.

 Ha en güzeli hangarın önünde bizleri topladılar, büyük ağalar geldiler nasihat ediyorlar, tabur  içeri doğru daraldı, büyük ağalar nasıl tüydüler idi. Ha bir de bir yerlerinde kıl batması olmuş birliğe tel örgülerde atlayıp tedaviye gidenler vardı. Sonradan çoğu ağaların saflarından oldular. 

Kalın sağlıcakla.''


      Not: Atilla ile Eskişehir tutukevinde beraber yatmıştık. Ondan sanırım iki devre kıdemliydim.   301 Deniz hava filosunda görevli deniz astsubayıydı. Bende 301 Dz. Hv. Filosunun kurucu elemanları arasındaydım. 1971-1974 yılları arasında filoda görev yaptım. Daha sonra hava kuvvetlerine geri döndüm.

  Burma palabıyıkları hala gözümün önünde. Koğuşun dayısıydı. Bileği bükülmez baba yiğit bir adamdı. Hapishane koğuşundaki volta atmaları, arkası basık ayakkabılar, dayı vari yürüyüşler, elde tespih, sabah kalkınca omuzunda havlu, tam hapishane ağasıydı. Çok asabiydi, en ufak bir şeye homur homur homurdanır, hemen tepki gösterirdi. Arkadaşlar ona bu yüzden Yogi adını takmıştı. Kimse ona bulaşmak istemez hep suyundan giderdi. Orta boylu kalın yapılıydı. Elleri tuttu mu bırakmaz, adamın suyunu çıkarırdı.

Bahçede futbol maçı yaptığımız zamanlarda  onun yanına yaklaşmaya çekinirdik. Eli gibi tekmeleri de ağırdı.

Özüyle sözüyle hapishane deyimiyle delikanlı adamdı.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MAYIS 1970 ASTSUBAY EŞLERİ İZMİR YÜRÜYÜŞÜ - ABDULLAH İNALER

MAYIS 1970 VE OCAK 1975 ASTSUBAY EŞLERİNİN HAK VE ADALET ARAYIŞI

OCAK 75 Semih Karaoğlu'nun Merzifon anıları - Abdullah İnaler